Propolis, özellikle son yıllarda bilim dünyasının yakından ilgi gösterdiği doğal bir arı ürünüdür. İçeriği keşfedildikçe insan sağlığına etkileri de daha iyi anlaşılıyor. Propolisin içeriğinde doğal olarak bulunan fenolik ve flavonoid bileşikler antimikrobiyal, antiviral, antioksidan ve antienflamatuar etkilere sahiptir. Üstelik propolisin etkileriyle ilgili yapılan bilimsel çalışmalar bu özellikleri doğruluyor.

Bağışıklık sistemi, enfeksiyon veya hastalığa neden olan virüs, bakteri ve diğer patojenlerle savaşan sistemdir. Propolisin içeriğindeki fenolik ve flavonoid bileşikler, bağışıklık sisteminiz üzerinde olumlu etki gösterir. Vücudunuzun savunma elemanlarını uyarır. Soğuk algınlığı gibi en yaygın üst solunum yolu hastalıklardan, sindirim,cilt, ağız ve diş problemlerine kadar oldukça geniş bir alanda doğal destek sağlar. Üstelik çocuk, yetişkin ve yaşlıların düzenli tüketimine de uygundur.

Propolisin bakteri, mantar, virüs ve çeşitli mikroorganizmalar üzerindeki etkileriyle ilgili çok sayıda bilimsel çalışma yapılmıştır. Düzenli tüketildiğinde bağışıklığı güçlendirerek hastalanma sıklığının azalmasına yardımcı olur.

Propolis, fenolik madde ve yüksek antioksidan içeriği ile bilinen nar, çilek, böğürtlen, üzüm gibi meyvelerden çok daha fazla antioksidatif etkiye sahip. Yapılan çalışmalar, propolisin nardan yaklaşık 80 kat daha fazla antioksidan kapasiteye sahip olduğunu söylüyor.

Propolis özütünden elde edilen damla formu, günlük bağışıklık desteği ve cilt problemlerine karşı kullanılabilir. Bunun yanında propolis boğaz spreyleri, oral olarak kullanıldığında antibakteriyel etkisiyke, ağız ve boğaz enfeksiyonlarına karşı yardımcı olur.

Propolis Bağışıklık Sistemini Nasıl Destekler

  • Propolis, antimikrobiyal, antiviral ve antioksidatif özellikleri sayesinde bağışıklık sistemini destekler.
  • Propolisin antioksidan etkisi nar suyu ile karşılaştırdığında, nar suyundan tam 80 kat daha güçlü antioksidan etkiye sahip olduğu kanıtlanmıştır.
  • Propolis virüs ve bakterileri yok ederek vücudun hastalıklarla savaşmasına yardımcı olur.
  • Propolis düzenli tüketildiğinde bağışıklığı güçlendirerek hastalanma sıklığının azalmasına yardımcı olur. Buna bağlı olarak antibiyotik kullanımını da azaltır.
  • Bağışıklık hücrelerinin sayısını, aktivitesini ve antikor üretimini artırmaya yardımcı olur. Savaşçı hücrelerin sayısını, duyarlılığını ve etkinliğini artırır.

Propolis Hangi Hastalıklara Karşı Yardımcı Etki Gösterir?

Uzmanlar tarafından propolisin başlıca bağışıklık sistemine, kalp ve damar sağlığına, mide ve sindirim sağlığına yardımcı olabileceğini ifade ediyor. Bunun yanında propolis bakteriyel ve viral enfeksiyonlara karşı mükemmel bir koruma sağlar.

Propolisin antiviral ve antibakteriyel etkileri;

  • Soğuk algınlığına
  • Gribe (Influenza)
  • Boğaz Ağrısına
  • Cilt problemlerine: Siğil, sivilce ve akne gibi
  • Diş Çürüklerine
  • Ağız Yaralarına

Karşı yardımcı olur. Propolis, günlük ağız ve cilt bakımı için mükemmeldir. Cildin canlılığını korur. Ağız kokusunu giderir.

Propolis Ne Zaman ve Nasıl Tüketilmeli?

Propolis kovandan alındığı haliyle insan tüketimine uygun değildir. Yoğun oranda balmumu içerdiği için sindirilemez. Ham propolis, tüketildiğinde vücuda neredeyse hiçbir fayda sağlamadan dışarı atılır.

Propolisin sağlığa faydalarını gösterebilmesi için özütlenerek, insan tüketimine uygun hale getirilmesi gerekir. Propolisin özütlenmesi ise uzmanlık ve yüksek teknoloji gerektiren bir iştir. Propolis, ancak doğru şekilde özütlendiğinde fenolik, flavonoid ve CAPE gibi faydalı bileşenlerini içerir. Doğru şekilde özütlenmeyen propolis antioksidan, antiviral, antibakteriyel ve antifungal etkilere sahip değildir. Dolayısıyla fayda sağlamaz. Bu nedenle propolisi çeşitli sertifikalara sahip uzman bir üreticiden satın almanız önerilir.

Propolis, bir ilaç değil; doğal bir besindir. Dolayısıyla etkisini göstermesi bir günde değil; düzenli tüketildiğinde gerçekleşir. Uzman denetiminde doğru şekilde özütlenmiş propolis ürünleri çocukların, yetişkinlerin ve yaşlıların kullanımına uygundur. Soğuk algınlığı, grip, bağışıklık sisteminin zayıfladığı durumlarda özellikle tüketilmesi önerilir.

Propolis ne kadar kullanılmalı, kullanırken nelere dikkat etmek gerekiyor?

Propolis dozajı çocuklarda 10 damla yetişkinlerde 20 damla şeklindedir. Hastalık dönemlerinde günlük dozajı 4 katına kadar çıkarabilirsiniz.

Propolisi ilk defa kullanıyorsanız alerji testi yaptırmanız önerilir. Bileğinizin iç kısmına birkaç damla damlatın. 15-20 dakika bekleyin. Herhangi bir kızarıklık veya kaşıntı yoksa günde 1-2 damla ile başlayıp; dozajı yavaş yavaş artırabilirsiniz.

Propolis doğası gereği acı olduğundan aç ya da tok karnına bal veya diğer yiyecek/ içeceklere ilave ederek tüketebilir. Çocuklara propolisi sevdirme yollarını buradan inceleyebilirsiniz.

Propolis: Antioksidan Bombası

Propolis, arıların bitkilerin çiçek ve tomurcuklarından elde ederek, kovanın içini mikrop, bakteri ve mantarlardan korumak için kullandıkları doğal bir arı ürünüdür. Kimyasal açıdan zengin bir içeriğe sahip olması, propolise antibakteriyel, antioksidan ve antifungal özellikler kazandırmıştır. Bu nedenle arılar kovanın içini dezenfekte etmek için propolis kullanırlar.

Propolis, kovanın dışında da çok farklı alanlarda kullanılır. Bunlardan en önemlileri ilaç, kozmetik, gıda sanayii ve apiterapidir.

Propolis, zengin içeriğiyle antioksidan içeriği yüksek olarak bilinen nar, çilek, böğürtlen, üzüm gibi meyvelerden daha fazla antioksidatif etkiye sahiptir. Bu özelliği sayesinde hücrenin yapısal değişimini önleyerek, tümör oluşumunun engellenmesinde etkili olur. Ayrıca kalp-damar sistemi ve göz sağlığı üzerinde etkileri de antioksidan profilinin yüksek olmasına bağlanabilir.

Propolisin antioksidan etkisi, çok sayıda araştırmaya konu olmuştur ve en etkili doğal antioksidan olarak gösterilmektedir. Propolisin içeriğinde bol miktarda bulunan fenolik bileşenler, serbest radikallerin potansiyel zararlarını önler.

Serbest radikallerin vücutta birikmesi durumunda hücre zarında ve DNA zincirinde rastgele kırılmalar veya bağlanmalar meydana gelebilir. Antioksidanlar, vücuttaki serbest radikallerle bağ kurarak onları bağlar. Böylece vücuda verecekleri zararı önlemiş olur.

Propolisin Antioksidan Etkisi

propolisin antioksidan etkisi

Propolis, antimikrobiyal ve antioksidatif özellikleri sayesinde bağışıklık sistemini desteklemektedir. Vücudumuzun günlük ihtiyaç duyduğu antioksidan miktarını doğal yollardan karşılar. Yapılan araştırmalar, propolisin nar suyundan en az 80 kat daha fazla antioksidan aktiviteye sahip olduğunu söylüyor.

Propolisin antioksidan etkisi içeriğindeki bitki özlerinden gelen fenolik ve flavonoid içeriklerle ilgilidir. Bu değerli bileşenler, diğer arı ürünleri arasında en çok propoliste bulunmaktadır.

Propolis ve diğer arı ürünlerinin (bal, arı sütü, polen) antioksidan kapasitelerinin karşılaştırıldığı bir araştırmada, propolisin en yüksek antioksidan etkiye sahip arı ürünü olduğu anlaşılmıştır.

Kimler Propolis Tüketilebilir?

propolisi kimler tüketebilir

Propolis, insan sağlığı açısından çok önemli etkileri olan doğal bir arı ürünüdür. Fakat kovandan alındığı gibi tüketilmemelidir. Ham propolis, içeriğinde balmumu ve farklı bileşenler bulundurur. Bu açıdan tüketilmeden önce ekstraksiyon işleminden geçirilerek yapısındaki etken maddelerin alınması gerekir. Ekstraksiyon işlemi sonrasında propolis, balmumundan ayrıştırılarak insan metabolizması tarafından sindirilebilir hale gelir. Propolis kullanmadan önce alerji testi yaptırılması gerekir. Alerjisi bulunanların, propolis kullanması önerilmemektedir. Bunun için kullanmadan önce bileğinizin iç kısmına bir miktar propolis damlatın ve kısa bir süre bekleyin. Damlattığınız bölgede herhangi bir tahriş veya kızarıklık yoksa, propolis alerjiniz yoktur demektir

Yorum bırakın

Please enter your comment!
Please enter your name here