Gerçek propolis, vücutta antioksidan görevi gören flavonoidler bakımından zengin olup, düzenli tüketildiğinde günlük almamız gereken antioksidan ihtiyacımızın tamamını tek başına karşılamaktadır.

Propolisin antioksidan özelliğini anlatmadan önce antioksidanların sağlıklı bir bünyede ne kadar önemli olduğundan bahsedelim.

Antioksidan Nedir?

Antioksidanlar, vücutta çeşitli faaliyetler sonucu ortaya çıkan zararlı maddelerle savaşarak onları etkisiz hale getiren kimyasal maddelerdir.

Vücudumuz beslenme ve soluma gibi en temel metabolik faaliyetlerini gerçekleştirirken dahi zararlı maddeler üretebilir. Serbest Radikaller olarak adlandırılan bu zararlı maddelerin çoğalması durumunda sağlıklı hücreler zarar görerek, çeşitli hastalıklar meydana gelmektedir.

Antioksidanlar, Serbest Radikallerin zararlı etkilerine karşı savunma mekanizması oluşturarak vücudumuzun oluşturduğu doğal koruyucu maddeler olarak tanımlanabilir.

Genç yaşlarda vücudumuzdaki antioksidan miktarı yüksektir. Bu sayede hastalıklara yakalanmamız daha zor olur. Fakat yaşlandıkça vücudumuzdaki antioksidan miktarı azalır ve buna bağlı olarak hastalıklara yakalanma sıklığımız da artar.

Beslenme uzmanları ve doktorlar bu nedenle özellikle ilerleyen yaşlardan itibaren antioksidan bakımından zengin gıdaların tüketilmesini önerir.

Serbest Radikaller Nedir?

serbest radikaller nedir

Serbest Radikaller, vücudumuzun temel metabolik faaliyetleri sonucu ortaya çıkan ve hücre sağlığına zarar veren, ‘hücre atıklarıdır’. Serbest Radikaller, beslenmemiz için tükettiğimiz gıdaların vücudumuzda oksijenle birleşerek işlenmesi sonucu oraya çıkar ve mutlaka dışarı atılmaları gerekir.

Serbest Radikaller, vücuttan atılamadığında burada birikmeye başlar ve ‘oksidatif stres’ denilen hücre fonksiyonlarına zarar veren bir durum meydana gelir. Oksidatif stres, hücre fonksiyonlarına zarar vererek bozulmalarına hatta ölmelerine sebep olabilir.

Antioksidan ve Serbest Radikal Dengesi

Vücudumuzun metabolik faaliyetlerini sağlıklı şekilde devam ettirebilmesi için denge şarttır. Antioksidanlar, serbest radikalleri kontrol altında tutarak dengeyi sağlamaya çalışırken; serbest radikaller gittikçe artan olumsuz çevre koşulları, stres ve uyku düzensizliği nedeniyle artış gösterir.

Oksidatif stres, Serbest Radikallerin vücutta oluşması ve dışarı atılması arasındaki dengesizlik olarak da tanımlanabilir. Vücudun yakma işlemleri sonucu sürekli üretilen Serbest Radikaller, vücutta birikmeye başladığında antioksidatif kapasitenin azalmasına yol açar.

Yani vücudumuzda çok fazla serbest radikal ve çok az antioksidan bulunması durumudur.

oksidasif stres nedir

Oksidatif Stres:

Vücudumuza alınan oksijenin kullanımı ve metabolizması sırasında oluşan agresif moleküller serbest radikallerdir. Normal olarak vücudumuz bu radikalleri kontrol altında tutar, ancak bazen denge bozulur ve çok sayıda radikaller oluşur. Bu duruma oksidatif stres denir. Böyle bir durumda, serbest radikaller sağlıklı hücrelere saldırır, okside eder ve bozarlar.

Antioksidanın Faydaları Neler?

Antioksidanların, vücutta Serbest Radikallerle savaşarak neden oldukları hasarı engellediğinden bahsetmiştik. Yazımızın bu bölümünde antioksidanın faydaları neler sorusunu yanıtlayacağız.

Antioksidanlar, herhangi bir hastalığın tedavisinde değil; hastalığın önlenmesinde ve hastalıklardan korunmada etkilidir. Bu nedenle her zaman tüketilmesinde fayda vardır.

Serbest Radikaller ise çoğunlukla ileri yaşlarda ortaya çıkan, bazı hastalıkların erken yaşta görülmesine neden olur. Bu bağlamda antioksidanların yaşlanma belirtilerini geciktirici etkilerinden söz edilebilir.

Serbest Radikallerin neden olduğu hastalıklardan bazıları arasında kanser, damar tıkanıklığı, Alzheimer, Parkinson ve bunlarla bağlantılı diğer hastalıklar gösterilebilir.

Antioksidan Bakımından Zengin Yiyecekler

antioksidan gıdalar

Antioksidan bakımından zengin gıdalar insan sağlığı bakımından oldukça yararlı olup, “süper gıda” veya “fonksiyonel gıda” olarak adlandırılırlar.

Günlük hayatta tükettiğimiz pek çok gıdadan antioksidanın faydalarını almamız mümkündür. Peki antioksidan meyveler, antioksidan sebzeler ve antioksidan yiyecekler nelerdir?

  • A Vitamini ve Karotenoid : Havuç, kabak, brokoli, tatlı patates, domates, kara lahana, kavun, şeftali, kayısı (açık renkli meyveler)
  • C Vitamini : Turunçgiller ve narenciyeler, brokoli, yeşil biber, yeşil yapraklı sebzeler, çilek, domates
  • E Vitamini : Fındık ve çeviz gibi sert kabuklu yemişler, yeşil yapraklı sebzeler, bitkisel yağlar
  • Selenyum : Balık ve deniz kabukluları, kırmızı et, tahıl, yumurta, tavuk, sarımsak

Bu gıdaların dışında bazı fotokimyasalları ve Vitamin-benzerleri vardır. Örnek vermek gerekirse;

  • flavonoid ve polyphenol : Soya sosu, kırmızı şarap, mor üzüm, nar, kızılcık, çay
  • Likopen : Domates ve domates ürünleri, greyfurt, karpuz
  • Lutein : Brokoli, kivi, brüksel lahanası ve ıspanak gibi koyu yeşil sebzeler
  • Lignan : Keten tohumu, yulaf ezmesi, arpa, çavdar

Vitamin-Benzeri antioksidanlar aşağıdaki gibidir:

  • Koenzim Q10
  • Glutathion

Vücudumuzda üretilen antioksidanlar:

  • Superoxide dismutase
  • Katalaz
  • glutathione peroxidase

Propolisin Antioksidan Etkisi

Propolisin Antioksidan Etkisi

Propolisin antioksidan etkisini göstermesi, yapısındaki fenolik bileşenlerle ilgilidir. Propolisin içeriğindeki fenolik bileşenler, serbest radikaller dediğimiz hücre çöplerinin/atıklarını temizleyerek, çok güçlü antioksidan etki göstermektedir.

Vücudumuzun serbest radikallerin neden olduğu hasardan korunması için antioksidan gıdaların her gün tüketilmesi önerilir. Antioksidan ihtiyacımızı genellikle yeşil yapraklı sebzelerden, kırmızı meyvelerden ve tahıllı gıdalardan karşılıyoruz. Fakat günlük hayatın koşullarını göz önünde bulundurduğumuzda, ne yazık ki çoğumuzun bu gıdalardan yeterli miktarda tüketemediği de gerçektir.

Propolis, vücuda dışardan doğal yollarda antioksidan desteği sağlayan en güçlü kaynaklar arasındadır. Amerikan Gıda Ve Sağlık Örgütü’ne göre günlük antioksidan ihtiyacımızı karşılayabilmemiz için 5 porsiyon meyve ve sebzeyle ile birlikte 6-11 porsiyon tam tahıl tüketmemiz gerekiyor!

Propolisi günlük beslenmemize dahil ettiğimizde, vücudumuzun bu denli büyük antioksidan ihtiyacı doğal yollardan karşılanmış oluyor.

Propolisin antioksidan etkisiyle ilgili farklı bir örnek daha.

Kırmızı meyvelerden nar ve çilek antioksidan bakımından zengin gıdalardır. Yapılan araştırmalara göre propolisin antioksidan etkisinin nar suyundan 80 kat daha kuvvetli olduğu tespit edilmiştir.

Vücudumuz sürekli serbest radikaller dediğimiz pek çok hastalıklara neden olan zararlı maddeler üretir. Vücudumuzun ihtiyacı olan gerekli antioksidanı almadığımız takdirde, yıllar sonra farklı hastalıklar ortaya çıkabilmektedir. Bu nedenle propolis sadece hastalık zamanlarında değil; yaz ve kış aylarında düzenli tüketilmelidir.

Yorum bırakın

Please enter your comment!
Please enter your name here